‘Gönüllüyüm Gönüllüsün Gönüllüyüz’ Projesinin Son Programını Genel Merkezimizde gerçekleştirdik

Deniz Feneri Derneğinin “Gönüllüyüm Gönüllüsün Gönüllüyüz” projesi kapsamında organize ettiği gönüllü eğitimi programlarının son oturumunu Deniz Feneri Genel Merkezinde gerçekleştirildi.

Deniz Feneri Derneği Gönüllü İlişkileri Sorumlusu Abdullah Cemil Üzer’in takdimi ile başlayan program, Deniz Feneri Derneği Yönetim Vekili Recep Koçak’ın konuşmasıyla devam etti.
Koçak yaptığı konuşmada önce Deniz Feneri’nin kuruluş hikayesini anlattı. Deniz Feneri’nin sadece hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında bir iyilik köprüsü olmakla kalmadığını, aynı zamanda genç nesillere iyiliği aşılayan, onların iyilik uygulamalarıyla tanışmasına vesile olan bir kuruluş olduğunu söyledi.
“Deniz Feneri’nin 2014’ten itibaren uygulanmaya başlayan İyilik Okulu projesinin ve 2003 yılından bu yana çocukların hayallerini gerçekleştiren 1001 çocuk 1001 dilek projelerinin geleceğe iyiliksever nesiller yetiştirmek üzere yürütüldüğünü” söyleyen Koçak, Deniz Feneri’nin Ramazan ve kurban vesilesiyle gittiği ülkelerde kardeşlerimizle gönül bağlarını güçlendirmeye devam ettiğine dikkat çekti.

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman ise “Bir Yardım Kuruluşunda Gönüllü Olmak” konulu konuşmasında çok önemli hatırlatmalarda bulundu.
Yaman, gönüllü bir kuruluşun çalışmalarına destek verirken dikkat edilmesi gereken hususiyetlerin varlığına dikkat çekti. İyiliğin de afetleri olduğunu söyleyen Yaman, en önemli tehlikenin iyilik yaparken yardım alan ailenin fertleriyle fotoğraf çekinip sosyal medyada paylaşmak olduğunu söyledi. Ailelerin sosyal incelemesi sırasında tespit edilen görünürdeki problemin bir sonuç olduğunu, o sonucu doğuran asıl sebebin ise derinlerde aranması gerektiğini söyledi.
İnsanlara gıda kolisi ulaştırmaktan daha önemli yardımın ise onların gönüllerini kazanacak samimi adımlar atmak olduğuna dikkat çeken Yaman, “Yoksul aile bir problemini dile getirirken aslında söylemek istediği başka bir şey olabilir. Bunu anlamak ise kolay değildir. Bunun için çalışmak, gözlem yapmak, emek vermek ve sabırla o ailenin dünyasına nüfuz etmeye çalışmak gerekir” dedi.

Akabinde ise, Myanmar’a giderek Deniz Feneri kurbanlarının Arakan bölgesinde kesimine nezaret eden ve kurban etlerini kendi elleriyle mazlum Arakanlılara dağıtan Deniz Feneri gönüllüsü Mehmet Faruk Ertekin bir konuşma yaptı. Ertekin, Arakan’da devam eden zulümler ve Deniz Fenerinin ulaştırdığı yardımlar hakkında bilgi verdi.

Program, Deniz Feneri Lojistik Merkezi ve Giyim Mağazasının gezilmesiyle devam etti.

Programın sonunda katılımcılara birer sertifika verildi.